20 Eyl'de yayınlandı

Geçen hafta telefonumun ekran süresi raporuna baktım. YouTube Shorts'ta kırk iki dakika yazıyordu. Ben yirmi dakika falan sanmıştım.
Kaydırırken durmam için hiçbir işaret yok. Sayfa numarası yok, ilerleme çubuğu yok, "bugünlük bu kadar" diyen bir uyarı yok. Parmağım kalkmadan yeni video zaten yüklenmiş oluyor.
Bu benim irade zayıflığım değil. Biri oturup akışın durma noktasını tasarımdan çıkarmaya karar verdi. Büyüme ekibinde çalıştığım yıllarda buna benzer kararların hangi ölçütle alındığını gördüm.
Sonsuz kaydırma, kullanıcının akışı bırakacağı doğal bir durma noktasını ortadan kaldırmak için tasarlandı. Sayfalı bir listede her sayfa sonu "devam edeyim mi" sorusunu sordurur, bu soru sorulduğu her an kullanıcının çıkma ihtimali yükselir. Sonsuz kaydırmada o soru hiç sorulmaz, akış kendiliğinden sürer, ekranda geçen süre ve gösterilen reklam sayısı buna bağlı artar.
Kim icat etti sorusuna gelince dürüst olayım. İnternette çok dolaşan bir isim ve bir tarih var, bir tasarımcının bunu yaptığı ve sonra pişman olduğu söyleniyor. Bunu o kişinin kendi açıklamasına ya da birincil bir kayda bağlayamadım, aradım, bulamadım. Bulamadığım bir şeyi burada tekrar etmeyeceğim.
Nielsen Norman Group'un 2022'de yayınladığı bir makale de sonsuz kaydırmanın "2006'daki icadından beri" popülerleştiğini yazıyor, ama kimin yaptığını söylemiyor. Yani tarih bir yere kadar doğrulanıyor, isim doğrulanmıyor. Aradaki farkı okura göstermek, göstermemekten daha dürüst geldi bana.
Tasarımın amacını en açık anlatan kayıt bir şirketin kendi ağzından değil, ABD Senatosu'ndan çıktı. 25 Haziran 2019'da Senato Ticaret Komitesi'nde platformların "ikna edici teknoloji" kullanımını konu eden bir oturum vardı. Center for Humane Technology'nin başkanı Tristan Harris orada şöyle dedi: "So if I take the bottom out of this glass and I keep refilling the water or the wine, you won't know when to stop drinking." Türkçesi kabaca şu: bir bardağın dibini alıp sürekli doldurursan, ne zaman duracağını bilemezsin. Sonsuz kaydırmada olan da tam bu, dibi yok.
Kimin işine yaradığı sorusunun cevabı tahmin ettiğiniz gibi. Büyüme ekiplerinde akışın nerede durması gerektiği hep denemeye açık bir karardır, kazanan taraf hemen hemen her zaman durdurmayandır. Kullanıcı daha çok kaydırdıkça daha çok reklam görür, uygulama daha çok veri toplar. Karşılığında kullanıcıya dönen bir şey yok, sadece geçen zaman var.
Bildirim rozetinde de aynı mantığı yazmıştım: karar kullanıcıya sorulmadan alınıyor, sonra ölçülüyor. Dizilerin bölüm süresiyle reklam arasındaki ilişkiyi anlatan başka bir yazıda da benzer bir mantık var, mecra değişiyor, hesap aynı kalıyor.
Az bilinen bir tarafı var, çünkü bu konudaki yazılar hep aynı yerde duruyor. Sonsuz kaydırma, ekran okuyucu kullanan biri için başka bir sorun yaratıyor. Yeni içerik sessizce geliyor, ama bunu bildiren bir şey olmazsa kullanıcı sayfanın değiştiğini fark etmiyor.
W3C'nin erişilebilirlik standardı WCAG 2.1 tam bunun için bir kural taşıyor: 4.1.3, "durum mesajları." Kural sonsuz kaydırmayı isim vererek eleştirmiyor, WCAG'da öyle bir örnek yok. Ama mantığı doğrudan oraya uyuyor: ekrana giren her yeni içerik, odak almadan da yardımcı teknolojiye bildirilmeli diyor. Çoğu akış bunu yapmıyor, sadece sessizce yeni içerik ekliyor.
Nielsen Norman Group bu tasarımı 2014'ten beri eleştiriyor. Hoa Loranger'ın o yazısına göre, sonsuz kaydırma hedefi olan bir arama için kötü çalışıyor, çünkü kullanıcı "bitmiş" hissini hiç yakalamıyor, seçenek çok olunca kararsız kalıyor. Ama hedefsiz gezinme için, yani "biraz vaktimi öldüreyim" niyetiyle açılan bir akış için gayet iyi çalışıyor. Mesele akışın kötü olması değil, hangi işe kullanıldığı. Bir haber akışı ile bir e-ticaret arama sonucu aynı tasarımı taşımamalı, ama çoğu zaman taşıyor.
Arama sonuçlarına sayfalama mı, sonsuz kaydırma mı koyacağımızı tartıştığımız bir toplantı hatırlıyorum. Sonsuz kaydırma kazandı, çünkü ölçülen şey "kaç sonuç görüldü" idi, "doğru sonuç bulundu mu" değil. İki ölçüt aynı cevabı vermiyor.
Yapılabilecek somut bir şey var, küçük ama işe yarıyor. iOS'ta Ayarlar, Ekran Süresi, Uygulama Sınırları üzerinden tek tek uygulamalara günlük süre koyabiliyorsunuz. Android'de benzer bir ayar farklı bir isimle geçiyor, cihaza göre yeri değişebiliyor. Ben Shorts'a on beş dakika koydum, süre bitince ekran griye dönüyor, devam etmek için ekstra bir dokunuş istiyor. O ekstra dokunuş, tasarımın kaldırdığı durma noktasını elle geri koymak gibi bir şey.
Bunu yazdıktan sonra da Shorts'u açtım yine. Alışkanlık öyle kolay gitmiyor, ama en azından kaydırırken neyin beni durdurmadığını biliyorum.
Sonsuz kaydırma ile sayfalama arasındaki fark ne? Sayfalamada içerik sayfalara bölünür, her sayfa sonunda "devam mı, dur mu" kararı vermeniz gerekir. Sonsuz kaydırmada bu karar noktası kaldırılmıştır, yeni içerik otomatik yüklenir, akış kendiliğinden sürer.
Sonsuz kaydırmayı kapatabilir miyim? Çoğu uygulamada doğrudan bir ayar yok. Yapabileceğiniz, uygulamaya günlük süre sınırı koymak. Akışın kendisini değiştiremiyorsunuz ama önüne bir engel koyabiliyorsunuz.
Sonsuz kaydırma her yerde kötü mü? Hayır. Nielsen Norman Group'un kendi değerlendirmesine göre hedefsiz gezinme için (haber akışı, keşif) uygun, belirli bir şeyi aramak için kötü çalışıyor.
Ekran okuyucu kullanan biri için sonsuz kaydırma neden sorun? Yeni içerik sessizce yüklendiği için, bunu bildiren bir "durum mesajı" yoksa ekran okuyucu kullanan biri sayfanın değiştiğini fark etmiyor. WCAG 2.1'in 4.1.3 kuralı böyle durumlar için var, ama her site bunu uygulamıyor.
Sonsuz kaydırmayı kim icat etti? Kesin bir kaynağa bağlayamadım. İnternette dolaşan bir isim var ama bunu kişinin kendi açıklamasına dayandıramadım, o yüzden burada tekrar etmiyorum. Nielsen Norman Group'un kendi yazısı "2006'daki icadından" bahsediyor ama kimin yaptığını söylemiyor.
YORUMLAR · 0
İlk yorumu sen yaz.
YORUMLAR · 0
İlk yorumu sen yaz.
İLGİLİ YAZILAR