
Lev Nikolayeviç Tolstoy, 1828 yılında Yasnaya Polyana’da doğduğunda, kaderinde sadece edebiyat tarihini değiştirmek değil, insan vicdanının en derin kıvrımlarını sorgulamak da vardı. Zengin bir aristokrat ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmesine rağmen, erken yaşta ebeveynlerini kaybetmesi onun içinde hiçbir zaman kapanmayacak bir varoluşsal boşluk açtı. Gençlik yıllarındaki çalkantılı yaşamı ve kumar tutkusu, Kafkasya’da orduya katılmasıyla yerini derin bir gözlem gücüne bıraktı. Kırım Savaşı sırasında Sevastopol cephesinde tanık olduğu ölüm ve yıkım, onun ileride tutkulu bir savaş karşıtına dönüşmesinin ilk tohumlarını attı.
Savaşın ardından kaleme aldığı Savaş ve Barış ile Anna Karenina, sadece Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da zirve noktaları haline geldi. Bu devasa romanlarda Tolstoy; insan ruhunun karmaşıklığını, toplumun ikiyüzlülüğünü, aşkı ve kaderi öylesine canlı resmetti ki okuyucularına adeta yaşayan bir dünya sundu. Eşi Sofya ile kurduğu geniş aile ve malikanesindeki lüks yaşam dışarıdan kusursuz görünse de, onun içindeki hakikat arayışı hiçbir zaman dinmedi.
Ellili yaşlarına ulaştığında yaşadığı ağır ruhsal kriz, onu radikal bir dönüşüme sürükledi. Zenginliği, mülkiyeti ve hatta kendi eserlerinin telif haklarını reddeden bir felsefeyi benimsedi. Kendi ayakkabılarını dikmeye, köylüler gibi giyinmeye ve tarlada çalışmaya başladı. Kurumsal din anlayışına karşı çıkarak geliştirdiği pasifist ve şiddet karşıtı Tolstoyculuk felsefesi, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep olsa da, Mahatma Gandhi gibi liderlerin sivil itaatsizlik düşüncelerine doğrudan ilham verdi.
Ailesiyle yaşadığı fikir ayrılıkları ve vicdani hesaplaşmaları artık taşıyamayacak raddeye geldiğinde, 82 yaşında radikal bir karar verdi. Bir kış gecesi gizlice malikanesini terk ederek bilinmeyene doğru yola çıktı. Bu dramatik kaçış, küçük bir tren istasyonu olan Astapovo’da hazin bir şekilde son buldu. Bir istasyon şefinin evinde hayata gözlerini yuman Tolstoy, arkasında yalnızca devasa romanlar değil; vicdanı ile dünyevi arzular arasında son nefesine kadar savaşmış ölümsüz bir ruh bıraktı.
YORUMLAR · 0
İlk yorumu sen yaz.
YORUMLAR · 0
İlk yorumu sen yaz.
İLGİLİ YAZILAR